ON YIL SONRA 15 TEMMUZ

ON YIL SONRA 15 TEMMUZ

Darbeyle gerçek bir hesaplaşma; yalnız sanıkları değil, ihbarı yönetenleri, raporu saklayanları ve tasfiyeyi fırsata çevirenleri de sorgular.
AİHM KARARLARI ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

AİHM KARARLARI ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

AİHM’in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararıyla ortaya koyduğu temel ilkelerin münferit bir dosyaya özgü kalmadığını, aksine aynı delil rejimi ve aynı yargısal kabul biçimiyle mahkûm edilen çok sayıda kişi bakımından uygulanmaya devam ettiğini göstermektedir.
TUNCER ÇETİNKAYA / TÜRKİYE KARARI

TUNCER ÇETİNKAYA / TÜRKİYE KARARI

Mahkeme, başvurucu lehine 16.250 avro manevi tazminata ve 4.406 avro masraf ve gider ödenmesine karar vermiştir. Bu miktar, uğranılan zararın tamamen telafi edildiği anlamına gelmez; ancak Mahkemenin ihlali teknik bir usul kusuru olarak değil, özgürlüğe ve ifade alanına ciddi şekilde temas eden ağır bir hak ihlali olarak değerlendirdiğini gösterir.
YASAK / TÜRKİYE KARARI HAKKINDA HUKUKİ DEĞERLENDİRME RAPORU

YASAK / TÜRKİYE KARARI HAKKINDA HUKUKİ DEĞERLENDİRME RAPORU

AİHM Büyük Dairesi’nin 5 Mayıs 2026 tarihli Yasak/Türkiye kararı, 15 Temmuz sonrası yürütülen ceza yargılamaları bakımından son derece önemli bir dönüm noktasıdır. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilmesinde en temel ceza hukuku ilkesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir: Kişi, şahsi kusuru ve suç kastı somut olarak ortaya konulmadan cezalandırılamaz.